Bin aydan daha hayırlı olan bereket ayı Ramazan artık son buldu. Huzuru ve bereketiyle geldi. Peki ya nasıl gidiyor? Ne öğretti bize? Eli boş mu dönüyor sahibine? Sadece “Açlık ne kadar zor?” bunu mu öğrendik?
Yüce Yaradan bu ay için özellikle orucu farz kılarken insanların nefsini eğitmesini istemişti. Çünkü öyle bir ibadet ki artık dini inancı olmayan insanlar bile kendilerine sağladığı faydadan ötürü oruç tutar oldu. Moda oldu oruç çeşitleri. Öyle bir ibadet ya da kimi için sadece öyle bir uygulama ki tüm vücudu yeniliyor. İnsan az yiyerek midesini dinlendirdiğinde, vücudundaki ne kadar çok hastalıktan kurtulduğunu görüyor. Öyle ki yaşamı bu şekilde sürdürmeyi başaran insanların sağlıklı yaşam sürelerinde kat ettikleri ilerlemeyi görmezden gelmek mümkün değildir. Az yiyenin hekime, düz gidenin hakime işi düşmez derler. Bir de Lokman Hekim’in sözü var değil mi? “Otuz iki hastalık tespit ettim; 16’sı ayazdan, 16’sı boğazdan.”
Peki neden Ramazan biter bitmez yine eski, tabiri caizse argo bir deyimle, pis boğaz alışkanlığımıza dönüyoruz? Neden vücudumuza hak ettiği değeri gösterip biraz olsun saygılı davranmıyoruz? İnsan evine gereksiz, değersiz, zararlı bir misafiri alır mı? Peki, asıl evimiz olan, en kıymetli hazinelerimizi de içinde barındıran, hayati önem taşıyan organlarımızın hemen yanı başına neden bunca zararlı maddeyi konuk ediyoruz?
Allah böyle bir ibadeti gerek görmemiş olsaydı, biz belki de asla açlığın bunca kıymetli sonuçları olduğunu öğrenemeyecektik. Bunca sağlığa faydalı özellik barındıran bu ibadetten ve yenilenmeden, sırf birazcık sabırsız ve iradesiz oldukları için kendini mahrum bırakanlara da hayret içinde bakıyorum doğrusu.
Bu ay ve oruç ibadetini dolu dolu yaşayan insanlar şunun çok iyi farkında: Bu ay gerçekten insanın iç dünyasına ferahlık, dinginlik ve büyük bir iş başarmış gibi hissetmesine olanak sağlayan o tarifsiz duyguyu bolca yükleyerek gidiyor giderken. Yani bedenen faydasından ziyade, günahtan uzak tutarak manevi duyguları da olumlu yönde doldurarak insan sağlığına yine epey fayda sağlıyor. Tabii ki her ibadet gibi, her güzel şey gibi, her başarı gibi Ramazan ayının bize yaşattığı manevi disiplinin de devamlılığı önemli. Şimdi de bayramına kavuşacağız Allah’ın izniyle. Hoş, artık eski bayramlar kadar değer görmese de bayramlar, yine de bayramlar…
İbadeti yerine getirip getirmemek elbette insanın Allah’la kendi arasında olan bir şey ama bedenin sağlığı kendiyle kendi arasındadır. Kendine bir iyilik yap, kendine iyi bak. Herkese sağlıklı ve huzurlu bir bayram diliyorum.