Sosyal İlişkiler ve Bireysel Sınırlar
Hayalin gerçeğe değdiği bir yer varsa, gerçeğin de hayale değdiği yeri kabul etmek, gönül sükunetini sağlamak yine bize düşer. Gerçeklerin kabul edildiği bir ortamda hayal hükmünü kaybeder. Bir daha hayale sığınmamanın hüznü, kabule boyun büker ve bizi teslim alır. Her teslimiyet sonunda huzur getirir mi bilinmez; ama mecburiyetler ve kabul edişler bir noktaya varıştır, bu … Sosyal İlişkiler ve Bireysel Sınırlar okumayı sürdür
WordPress sitenizde gömmek için bu adresi kopyalayıp yapıştırın
Bu kodu sitenize gömmek için kopyalayıp yapıştırın