Merhaba Sevgili Dostlar, Umarım son görüşmemizden bu yana hayat size iyi davranmıştır. Bugün sizlere enteresan bir yazar ve bir o kadar da ilginç kitabından bahsedeceğim. Kitabın yazarı epeydir Instagram’da gönderileri önüme düşen, “Hımm, işte nihayet aklı başında bir şeylerden bahseden makul ve mantıklı biri” dediğim ama her seferinde ya yoğunluktan ya da dikkatsizlikten adını yakın zamana dek bir türlü öğrenemediğim…
İnsan, çoğu zaman bir yerlere yetişme telaşıyla, aslında hiç terk etmemesi gereken en büyük yurdunu, yani kendi manasını ihmal eder. Modern dünyanın gürültüsü içinde kaybolan ruh, kendine bir sığınak, bir durak arar. Nasıl ki bir insan yemeğe, içmeye ihtiyaç duyuyorsa ruhu için de bir o kadar besine ihtiyacı vardır. İşte bu arayışın ulaştığı o en iyi ve en mukaddes duraktır…
Eskiden dünyamız daha sınırlıydı. Bu bir özlem ya da yargı değil; bir gerçeklikti. Seçeneklerimiz, bilgilerimiz, karşılaşabileceğimiz yaşam biçimleri bugüne kıyasla çok daha dardı. İnsan, çoğunlukla içinde doğduğu çevrede yaşar, benzer hayatlara tanıklık eder, benzer ihtimallerle yol alırdı. Bu sınırlılık hayatı daha yavaş, daha öngörülebilir ve belki de bu yüzden daha az yorucu kılıyordu. Bugün ise dünyamız küçük değil; son derece…
Bir buket çiçekte arıyoruz umudu bazen ya da bir tebessümle mutlu oluyoruz. Kadınları anlamak için o kadar uğraşmaya gerek de yok aslında. Bir buket çiçek, bir tatlı tebessüm, bir güzel sözle mutlu oluyoruz çoğu zaman. Bunlardan ne kadar uzun zaman mahrum kalırsak, daha büyük şeylere ihtiyaç duyuyoruz; beklentiler arttıkça hayat daha da zorlaşıyor. Aslında en baştan biliyoruz olacak ya da…
Yok dersin… Hani kalbini, ruhunu yoklarlar ya, Bir duygu ararsın. Vardır sanırsın. Hissedilmiş gibi olur bazen. Düşünürsün, düşünürsün, Varlığını kanıtlarcasına; Her şeyden, herkesten çok, Var olmasını istercesine. Oysa o duygu, O ruhta yoktur aslında. Var mısın ki, Yok oluşundan bu kadar korkarsın? Hangi duygunun sende yeşereceğini, Hangi ruhun bedenine üfleneceğini, Bilirmiş gibi davranırsın. Bilmez misin, bre gafil, Sen zerrede noksansın.…
İnsan aslında sadece bir şey ister hayatta, o da ne olursa olsun…

Bir süredir hayatla arama görünmez bir mesafe koyduğumu fark ettim. Kimseye kızgın…
Herkese merhaba canlarım. Bu ay yine büyük bir acıdan bahsetmek istiyorum: öldürülen…
Zihinsel bulanıklık, odaklanmakta zorlanma, unutkanlık ve gün içinde artan zihinsel yorgunluk olarak…
Yeni lisanlar, yeni alışkanlıklar, yeni çağlar… Her şey değişiyor hızla, neredeyse nefes…
Yakın zamanlarda kendiniz ya da çocuklarınız için en yakın kütüphaneyi ziyaret ettiniz…
Çocukluğumuz albayım, çocukluğumuz elimizden kayıp gidiyor mu? Az önce bir arkadaşımın paylaştığı…
Kitlesel uyuşturma operasyonu ile beynimizi ve bedenimizi, duygularımızı ve hislerimizi uyuşturmak adına…
Dünyada teknoloji devi olarak bilinen ülkeler vardır. Bütün ülkelerin ilerisine geçmenin de…
Hayatın bir başlangıcı ve sonu olduğunu biliyoruz, ancak günlük koşuşturmaların içinde bu gerçeği genellikle göz ardı ediyoruz. Uzun vadeli planlar yaparken çoğu kez bir ömrümüz olduğunu unutarak hareket ediyoruz. Bu,…



Hesabınıza giriş yapın