Sarı Otları Aşıp Giden Minibüs

Şu an bir köy okulunda sararmış otlara bakarken bir minibüs köy yoluna girdi. Size de olur mu bilmem, o arabada kimler var, neler konuşuyorlar diye geçiverdi aklımdan. Aynı şey bazen akşam ışıkları yanmış pencerelere bakarken de geçer içimden. Kim bilir orada kimler yaşıyor, ne gibi duyguları, heyecanları, korkuları var diye düşünürüm. Evin odalarını, eşyaları, insanları hayal ederim. Nereden geldi bu…

Nazik Ömer

Yosun Gözlüm

Bir ikindi namazı sonrası, Daha henüz yüzüne sürdüğün Duaların duruyorken gamzelerinde. Hasretliğin kokuları yayılırken Evlerin bacalarında, Sevdam, Yosun gözlüm, Niçin ağlarsın? Ellerin sarar bedenimi, Saçların dökülmüş yüzüme, Ayaklarının çıplak izi kalmış toprağımda. Sevdam, Yosun gözlüm, Niçin ağlarsın? Güçlü bir iman ile bekle... Yüzündeki duaları sür toprağıma. Yeşersin gözlerin sinemde, Kokun ruhumda... Sevdam, Yosun gözlüm, Niçin ağlarsın? Gözyaşların süzülsün gözlerime, Nefesin…

Geçmişten Gelen Mektup

Çok sevdiği dostunun mektubunu elinde tutuyordu. Hassas, tertemiz bir kalbe sahip ve her zaman güler yüzlü bir insandı. Hayalleri ve umutları vardı. Çok erken gitmişti bu dünyadan. Sevgili dostu gitmeden kendisine de bir zarf bırakmıştı. Zarfı açtı ve okumaya başladı. “Sevgili Dostum, kardeşim. Hastalığım dolayısıyla vedalaşamayız endişesiyle sana da bir mektup yazmak istedim. Video çekmek yerine duygularımı kâğıda yazmak beni…

Hayat Değiştirir, Öz Unutulmaz

“Başına ne gelirse gelsin, ne yaşamış ne atlatmış olursan ol, kim olduğunu unutma.” Hayat, insanı durduğu yerde bırakmaz. Kimi zaman bir kayıpla, kimi zaman bir hayal kırıklığıyla, kimi zaman da hiç beklenmedik bir sınavla çıkar karşımıza. Dün olduğumuz insanla bugün olduğumuz insan arasında, çoğu zaman görünmeyen ama derin izler taşıyan bir mesafe oluşur. Yaşadıklarımız bakış açımızı değiştirir, önceliklerimizi yeniden şekillendirir…

Kendine Atıf

Aynı sokakta karşılaşmak kendinle, Eskinin aynı yerde kaldığını sanmak. Kaç yaprak dökülmüş, Kaç korkak büyümüş bilememek… Yıkılmış; oynadığın bahçeler, hayaller… Annen ölmüş, baban ölmüş demek. Ekmek almaya giden çocuk hâlinle Göz göze gelememek… Onda para yok, sende huzur. Kimin evi sıcak, Kimin dünü uzak bilememek… Kendinle aynı sokakta karşılaşmak, Kaçarak kendinden uzaklaşmak demek…

Tolga Alver
- Sponsor -
Ad imageAd image

Editör'ün Seçtikleri

Bir İstanbul Masalı

2003 yılının Eylül ayında insanların hayatına giren, 2 sezon sürmesine rağmen yıllarca…

Hava Durumu
26°C
Bursa
açık
26° _ 26°
39%
6 km/h
Paz
25 °C
Pts
27 °C
Sal
28 °C
Çar
29 °C
Per
31 °C

Sosyal Medya

Kategorileri Keşfet

Edebiyat

320 İçerik

Kitap & Dergi

97 İçerik

Günlük

25 İçerik

Yaşam

760 İçerik

Yemek & Mutfak

9 İçerik

İş ve Meslek

57 İçerik

Çeşitli Bilgiler

49 İçerik

Avrupa Şampiyonu Steaua Bükreş 1986 – 2

Romanya'da kış devam ediyordu ve ilk maçtan önceki gece Bükreş'te yoğun kar…

Yunus’un Gör Dediği

İnsan en çok kendini görmez! Doğuştan emanet bir çift gözle her şeyi…

Kedi ve Köpeklerde Yaşlılık

Hangi değişiklikler normal, hangileri değil? Evcil dostlarımızla geçirilen yıllar biriktikçe, onların da…

The Help ve Hayatın içindeki Yardımlaşma

1960’ların Amerika’sını anlatan “The Help” filmi, özellikle siyahi kadınların beyaz Amerikalı ailelerin…

Filistin’in En Büyük Yarası Unutulmak

Bir insan ne zaman gerçekten kaybolur? Öldüğünde mi? Yoksa adını anan son…

İnsanın Anlam Arayışı

İnsan yaşamı boyunca yalnızca fiziksel ihtiyaçlarını karşılamaya çalışan bir varlık olmayıp aynı…

Tarla Nemli Olmadan Tohum Yeşermez

Bazı cümleler vardır ki yalnızca okunmaz; insanın ruhunda bir kapı aralar, zihninde…

Toplumda Kadın

Bilmiyorum, kimin için anne önemsizdir. Manevi tarafını bir kenara bıraksak bile; dünyayı…

Yazar Olun!
Web sitemizde aylık yazılarınızın yayımlanmasını istiyorsanız bizimle iletişime geçin.

Haftanın Çok Okunanları

Sınırlar ve Arkası

Sadece pazar sabahları saatini kurmuyordu. Evde olduğu tek gündü. Huzurla uykuya dalmadan önce büyük bir keyifle telefonunu kapatıyor, bedeni ne zaman uyanmak isterse o zaman kalkmayı planlıyordu. Uykunun en tatlı…

Nagihan Çelik