Ekim’in Getirdiği İdrak: Eve Dönüş Yolculuğu

Bunca yıl gelip geçen ekim aylarının benim için sıradan bir takvim yaprağından farkı yoktu. Fakat bu yıl, ilk defa ismiyle müsemma bir hakikati fısıldadı ruhuma: Ekim... Ekmek; kalbe niyet tohumları saçmak, sabırla beklemek ve toprağa düşen her tohum gibi vakti geldiğinde yeşereceğine güvenmek... Geride kalan hayatı derin bir tefekkürle süzüp; yaşanan her şeyin, geçmişteki acıların ve kırgınlıkların bu tekamül yolculuğunda…

Çiçekler – İnsanlar

Bugün bütün çiçeklerin kokusu doldu burnuma. Güzel, hoş kokulu olanlar da vardı, hiç duymak istemediğim kokulu olanlar da. Çiçeklerden zihnim birden insanlara geçiş yaptı ve her ikisi eşleşmeye başladılar. Çiçekler ve insanlar, işte bu yazı böyle doğdu. Bakalım hangi çiçekler bana hangi insanları anımsatmış? Tüm bahar, hatta yaz mevsiminin ilk ayları boyunca dağları taşları, tarlaları kaplayan papatyalar geldi gözlerimin önüne…

Yalnızım

Karanlığın ortasında tek başına. Yorgun, bitkin, halsizim. Yönümü yitirmişim, Yönsüzüm, çaresizim. Zamansız bir bekleyiş bu. Senden ne bir iz var ne de haber. Kokunu getirmiyor rüzgâr. Ben umut ile umutsuzluk arafında, Gelir diye bekliyorum. Gelir misin bilmiyorum. Sensizim, yorgunum, ümitsizim. Kalabalığın ortasında tek başına, Şehrin telaşlı insanlarının içinde. Sensiz, yorgun, bitkin, çok halsizim. Yaralıyım, dertliyim ve kimsesizim... Oysa ben, seni…

Rayların Edebi Dili

Demir yolları Anadolu topraklarında uzanmaya başladığında, sadece şehirleri değil, insan yüreklerini de birbirine bağlamıştı. Türk edebiyatının penceresinden baka baka büyüdüğümüz o raylar, aslında insanın zamanla ve kendi içiyle yaptığı bir yolculuğun hikâyesidir. Bir tarafta dumanı tütmekten yorulmuş, her vagonunda bir memleket hikâyesi taşıyan o eski kara tren; diğer tarafta ise modern zamanın kucağında, rüzgârı bile geride bırakan bembeyaz yüksek hızlı…

Anka

Ezgi Herkese yetişen bendim, Bir tek kendime geç kaldım. “Üzülmesinler” diye diye İçimde susturduğum kaç fırtına var, sayamadım. Sessizdim… Sakinliğimi huzur sandılar. Oysa ben, kırılınca da susanlardanım. Bir gün olsun Sen nasılsın? diyen olmadı. Yoruldun mu? Mutlu musun gerçekten? Diye soran… Ben herkesin yarasına koşarken, Kendi içimde yandım durdum. Kalabalıkların içinde bile Yalnızlığı öğrendim. Ben incitmeyi değil, huzuru seçtim. Birlikte…

- Sponsor -
Ad imageAd image

Editör'ün Seçtikleri

Misafir Bereketi

2 yıldır ülkece etkisi altında olduğumuz pandemi süreci nedeniyle birçok değerimize ara…

Hava Durumu
11°C
Bursa
parçalı az bulutlu
11° _ 11°
83%
1 m/s
Cum
23 °C
Cts
20 °C
Paz
19 °C
Pts
20 °C
Sal
19 °C

Sosyal Medya

Kategorileri Keşfet

Edebiyat

349 İçerik

Kitap & Dergi

102 İçerik

Günlük

25 İçerik

Yaşam

805 İçerik

Yemek & Mutfak

10 İçerik

İş ve Meslek

57 İçerik

Çeşitli Bilgiler

50 İçerik

Pakize Hanımın İzleri

Yaklaşık yedi yaşlarındaydım. Annem hastaydı ve arkadaşları sık sık ziyaret ediyordu. Beş…

Soba Tüttü

Soba tüttü, Tüttü işte… Olduramadık. Bir zamanlar hüznüyle yaşayan bir kadın vardı.…

Tolga Alver

Yaşanmamış Geçmiş

İnsan, yaşadıklarını bir hikâyeye dönüştürür; yaşayamadıklarıysa çoğu zaman içinde adı konmamış bir…

Yol Boyunca Bir Gül Beklemek

Yürüdüğümüzde etrafta bir güzellik ararız bazen. Bu arayış hüküm sürerken tüm benliğimizde…

İçinde Ukde Kalmak

"Bana sorarsanız tam bir mutluluk yoktur bu hayatta. Yani nasıl desem, herkesin…

Evdeki Gizli Tehlikeler: Kediler ve Köpekler İçin Toksik Maddeler

Zehirli Salon Bitkileri, Mutfak Gıdaları, İnsan İlaçları ve Hayat Kurtaran İlk Müdahale…

Kimse Kendi Gibi Değil Artık

Herkes birilerinden kaçırmaya çalıştığı hayatı yaşamaya alışıyor galiba.  Bazıları da mecburen bu…

Kadrajdaki Hayat / Gönül Filtresi

Birisinin fotoğrafını çekerken yalnızca o kişiye odaklanıyorsanız, ne yazık ki dar bir…

Yazar Olun!
Web sitemizde aylık yazılarınızın yayımlanmasını istiyorsanız bizimle iletişime geçin.

Haftanın Çok Okunanları

Sen Kendine Bak

Sabahın ilk ışıkları henüz yayılmamışken gökyüzüne, işe gitmek için sokağa çıktı. "Sonbaharı hiç sevmiyorum, kokusu, rengi, ısısı çok hüzünlendiriyor beni" derdi hep. O saatlerde daha çok hissediyordu bu hüznü, alacakaranlık,…

Nagihan Çelik